Ne demişti en son? Sevmek için feda etmeli, göze almalı insan. Doğru söylüyor olsa gerek. Doğru söylüyordu. Ama feda etmek zordu… bazı şeyler vardı. Özellikle beklemek. Özellikle beklemek zordu. Bekleyen bilirdi. Beklemek acı verirdi. Tadını kaçırır, rahatını bozardı. Islak kaldırımlarda yürüyüşlerin tadı çıkmazdı. Beklettiği için özür dilerdi beklenen. Çok gecikebilirdi. Hatta hiç gelmeyebilir de. Çünkü her an “süpriiiiz” diyerek karşısına ölüm çıkabilirdi. Ölüm Allah’ın en kararlı emriydi. Olsun. Öldükten sonra bir başka severim seni. Teşekkür ederim. Bekletmek istemem. Bekle. Bak burada bekleyeceğim. Tam burada… (ince uzun şehadet parmağıyla genç adamın göğsüne bastırır.) Adam uzun ince parmağa bakar. Usulca suretine bakar genç kızın. (Genç kız içindeki ıstırabı gizlemek adına gülümser.) Vedalaşmaya lüzum yok. Bir sarılsaydım. Sarılabilirsiniz kuzum… (İkisi de mutludur.)
Özür dilerim ama benim çok fazla vaktim yok. Hani ayrılık taşıtı geldi ya, gitmeden bir isteğiniz olup olmadığını soracaktım? Ben gidiyorum. Bilmem saatte kaç kilometre hızla bu ayrılık taşıtı beni sensizliğe götürecek. Bu nedir? (Genç kız sevgi dolu yolluğu uzatır.) Tıpkı eski filmlerdeki gibi. Bu nostalji çok ıstıraplı ama. Giderken yolda severim.
(Ayrılık filmlerdeki sahneler gibi olmuyor artık ayrılıklar… -artık insanları yeni ayrılık sahnelerine alıştırmanın zamanı gelmişti- sessiz bir otobüs geri geri kalkıyor terminalden. Genç adam büyük pencereden bakıyor. Genç kız gülümsüyor. Yüzündeki ıstırap çok belli oluyor lakin. Genç adam için zor olacağı belli. Genç kızın yüreğini sızladığını gördü yanındaki yakın arkadaşı. Bir şey diyemedi, bir-iki basit sözün dışında. Genç adam koltuğundan yanındaki yaşlı adamı rahatsız ederek, bakış açısından kaybolana dek büyük pencereden dışarıya baktı. Gözden kaybolmuştu genç kız. “Hasret” dedi genç adam. “Hoş geldin” Hasret tebessüm etti. Ona içinde özlem dolu, bir iki satır getirdi. İlerde yazar diye. Genç adam eline kalemi aldı.)
giderken… bir umutla… bir hasretle… acı gözbebeklerimde… karanlık bir yolculuk olacak… dışarıya baktığımda bir şeyler göremeyeceğim… büyük karanlık pencereden üzgün yansımamı göreceğim… hemen yanı başımda hayalini… yalnız değilim… yaşlı adamla ortamızda küçük bir kız misali oturuyor hasret… yaşlı amcaya en çok neyi özlediğini soruyor… beraber fotoğraf albümüne bakıyorlar… sürekli “bu kim” diye soruyor… karışmıyorum onlara… iyi anlaşıyorlar… adam sabırla anlatıyor…
0 Responses to “Gitmeden Hemen Önce”
Leave a Reply